Yıllık İzin Hakları: Yeni Teklif ve Yargıtay Kararı

isten ayrılırken kullanılmayan izinler

Yıllık ücretli izin, iş hayatının en kritik haklarından biridir. Son dönemde iki önemli gelişme bu konuyu yeniden gündeme taşıdı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hafta tatili ve resmi tatillerin yıllık izin süresinden düşülemeyeceğine dair kararını Resmi Gazete'de yayımlattı. Diğer yandan 25 günlük yıllık izin teklifi kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Çalışanların hak kaybı yaşamaması ve işverenlerin uyum sağlaması için bu güncel düzenlemelerin yakından takip edilmesi önem taşımaktadır. İşin Olsun olarak çalışma hayatını ilgilendiren mevzuat ve yargı kararlarını sade bir dille aktarmayı amaçlıyoruz.

Yıllık izin süresi nedir ve nasıl hesaplanır?

Yıllık izin süresi, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçinin çalıştığı süreye göre belirlenen ücretli dinlenme hakkıdır. Bir yıldan beş yıla kadar hizmeti olan çalışana en az 14 iş günü, beş yıldan fazla on beş yıldan az hizmeti olana en az 20 iş günü, on beş yıl ve daha fazla hizmeti olana ise en az 26 iş günü yıllık izin tanınır. On sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyük çalışanlar için izin süresi hiçbir koşulda 20 iş gününden az olamaz. İzin hesaplamasında kritik olan nokta, izin süresine denk gelen hafta tatili ve ulusal bayram günlerinin izinden sayılmamasıdır. Örneğin iki haftalık izin kullanan bir çalışanın pazar günleri izin süresine dahil edilemez; bu günler ayrıca eklenerek dinlenme hakkı korunur.

2026 yılında yıllık izin kanunundaki değişiklikler neler?

2026 yılı itibarıyla yıllık izin sürelerini artıran yürürlüğe girmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor; mevcut İş Kanunu hükümleri geçerliliğini korumaktadır. Gündemde olan en dikkat çekici gelişme ise minimum yıllık izin süresinin 25 güne çıkarılmasını öngören kanun teklifidir. 5 Ekim 2026 itibarıyla bu teklif henüz yasalaşmamış durumdadır.

Kanun teklifi dışında çalışanları doğrudan ilgilendiren diğer önemli gelişmeler şunlardır:

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2025/9525 Esas, 2026/757 Karar sayılı kararı 9 Haziran 2026 tarihli ve 33275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
  • Söz konusu karar, hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden düşülemeyeceğini içtihat niteliğinde pekiştirmiştir.
  • Ulusal bayram ve genel tatil günleri de izin süresine dahil edilemez.
  • Yıllık izin ücretinin, izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğü yeniden gündeme gelmiştir.
  • İzin belgelerinde kısa süreli bölünmelerin hangi şartlarda haklı fesih sebebi oluşturacağı yargı kararlarıyla netleşmiştir.

Mevcut tabloda yasal zemin değişmemiş olsa da yargı kararları uygulamayı çalışan lehine şekillendirmeye devam etmektedir.

İşverenin yıllık izin uygulama sorumlulukları nelerdir?

İşverenin yıllık izin uygulamasında yerine getirmesi gereken yükümlülükler, hem kanun maddeleriyle hem de yargı kararlarıyla belirlenmiştir. Sürecin doğru işletilmesi için aşağıdaki adımların izlenmesi gerekir.

  1. İzin kayıtlarının eksiksiz tutulması: Her çalışan için yıllık izin kayıt belgesi düzenlenmeli, kullanılan ve kullanılmayan izin günleri ayrıntılı biçimde kayıt altına alınmalıdır.
  2. İzin ücretinin peşin ödenmesi: İzne çıkmadan önce çalışana ait izin dönemi ücreti peşin veya avans olarak ödenmelidir. Bu yükümlülük yerine getirilmezse çalışan haklı nedenle fesih yoluna başvurabilir.
  3. Hafta tatili ve resmi tatillerin eklenmesi: İzin süresine denk gelen hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri izinden sayılmaz; bu günler izin süresine ilave edilmelidir.
  4. İzin bölünmelerine dikkat edilmesi: Yıllık izin kural olarak bölünemez. Tarafların anlaşmasıyla bir bölümü on günden az olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.
  5. İzin kurulunun oluşturulması: Yüz ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde yıllık izin kurulu kurulmalı, izin planlamaları bu kurul aracılığıyla yapılmalıdır.

Geriye dönük yıllık izin ücreti talep etme süresi nedir?

Geriye dönük yıllık izin ücreti talep etme süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıldır. Kullandırılmayan yıllık izinlerin ücreti, çalışırken değil, ancak iş akdinin feshi ile birlikte talep edilebilir hale gelir ve zamanaşımı süresi bu fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar. İş sözleşmesi devam ederken çalışan, biriken izinlerin ücretini isteyemez; bunun yerine izinlerin kullandırılmasını talep edebilir. Ücret hesaplamasında, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son brüt ücret esas alınır ve kullandırılmayan her izin günü için bir günlük ücret ödenir. Fazla mesai, prim ya da ikramiye gibi düzenli ödemeler bu hesaplamanın dışında tutulur. Beş yıllık zamanaşımı süresi hak düşürücü değil, zamanaşımı niteliğindedir; dolayısıyla karşı tarafın itirazı üzerine hakim tarafından dikkate alınır.

Yargıtay kararlarının işçi haklarına etkisi nedir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları, uygulamada tereddüt yaratan konuları netleştirerek işçi haklarının korunmasında belirleyici bir rol üstlenmektedir.

Avantajları (Artıları)

  • Hafta tatili ve resmi tatil günlerinin izin süresinden düşülememesi, çalışanın fiili dinlenme süresini uzatmaktadır.
  • İzin ücretinin peşin ödenmesine ilişkin içtihat, çalışana haklı fesih ve kıdem tazminatı hakkı tanıyarak güvence sağlamaktadır.
  • Resmi Gazete'de yayımlanan kararlar, iş mahkemelerindeki uyuşmazlıklarda emsal oluşturarak süreci hızlandırmaktadır.

Dezavantajları (Eksileri)

  • İzin belgelerindeki her kısa süreli bölünme otomatik olarak haklı fesih sebebi sayılmamakta, somut olaya göre değerlendirme gerekmektedir.
  • Yargıtay kararları yasa niteliğinde olmadığı için farklı dairelerden benzer konularda farklı yönde kararlar çıkma ihtimali bulunmaktadır.
  • Hak arama sürecinin dava yoluyla ilerlemesi, çalışanlar açısından zaman ve maliyet yükü doğurabilmektedir.

Yargı kararlarının yerleşik hale gelmesi, çalışan ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların azalmasına katkı sunmakta; iş hukuku ve ilgili mevzuat zaman zaman değişebildiğinden kendi durumuna özel bir karar almadan önce güncel mevzuatın takibi faydalı olmaktadır.

Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İş hukuku ve ilgili mevzuat zaman zaman değişebildiğinden, kendi durumuna özel bir karar almadan önce güncel mevzuatın ve bir uzman görüşünün dikkate alınması faydalı olacaktır.

Loading spinner